İş inovasyonunu en üst düzeye çıkararak iş potansiyelinizi ortaya çıkarıyoruz.
Eposta GönderKolza Yağı, Kanola Yağı, Rapeseed Oil, 8002-13-9
RAPESEED OIL
CAS: 8002-13-9
İsim: RAPESEED OIL
Diğer İsimleri: AKOREX L, rapeseed oil, LIPEX CANOLA-U, BRASSICA NAPUS OIL, ColdPressedCanolaOil, HIGHERUCICACIDRAPESEEDOIL, BRASSICA CAMPESTRIS (RAPESEED) SEED OIL, RAPESEED OIL FROM BRASSICA RAPA, NATURAL
CAS: 8002-13-9
EINECS: 232-299-0
Bitkisel yağ kaynağı olarak ülkemize İkinci Dünya Savaşı ile birlikte giren kolza bitkisi, ilk olarak Trakya Bölgesi’nde üretilmeye başlanmıştır. Bu bölgeyi takiben Güney Marmara, Güneydoğu Anadolu, Akdeniz, Çukurova, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz’de de yetiştirilmektedir.
Kolza tohumu, iki boğumlu baklaya benzer yapıda olup kapsül içinde bulunur. Rengi koyu kahverengi ile siyah arasında değişen kolza tohumları 3 ile 7 gram arasında ağırlığa sahiptir. Kolza tohumu yağı, oldukça açık renkli, kokusuz ve tatsız bir yağdır. Tarımı oldukça kolay olan kolza bitkisinden üretilen kolza yağı, diğer yağ çeşitlerine oranla oldukça ekonomiktir.
Ayçiçeği ya da zeytin ağacı tarımına göre oldukça zahmetsiz bir bitki olan kolza, her iklime ve toprağa uyum sağlayabilir. Çok çabuk büyüyebilen ve kolay ürün veren kolza bitkisi kuraklıktan ya da dondan etkilenmez. Üreticinin menfaatlerini koruyucu özelliği nedeniyle çiftçiler tarafından ekimi tercih edilen kolza yağı, işlenmesi de kolay bir yağ çeşididir.
%15–24 oranında protein ve %40–50 oranında yağ içeren kolza bitkisinden elde edilen yağ, linoleik ve oleik asit açısından zengin bir kaynaktır. 1 yemek kaşığı (yaklaşık 14 gram) kolza yağı; 120 kalori, 1 gram doymuş yağ, 4 gram çoklu doymamış yağ ve 8 gram tekli doymamış yağ asidi içerir.
Kaynama noktası yüksek bir yağ olan kolza yağı, rapiska ya da rapitsa olarak da bilinir. Yaklaşık 1 kilogram kolza tohumundan 450 gram yağ elde edilir. Kolza yağının metanol ile tepkimesinden biyodizel yakıt elde edilir. Atık kolza yağı, yakıt yapımında değerlendirilir. Buharlı makinelerde yağlama amacıyla kullanılan kolza yağı, 1950’li yıllarda yemeklerde de kullanılmaya başlanmıştır.
Kolza bitkisinin yağ eldesinden kalan posası ise küspe olarak değerlendirilir. Yüksek oranda protein içeren kolza küspesi, hayvan beslenmesinde önemli bir yere sahiptir. Kolza bitkisinde bulunan erüsik asit ve glukosinolat bileşenleri toksik özelliklere sahiptir. Ancak kolza bitkisi ıslah edilerek bu maddeler ortadan kaldırılmıştır. Yiyecek olarak insan sağlığını, küspe olarak da hayvan sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle 1979 yılında kolza bitkisinin ekimi yasaklanmıştır.
Islah edilen ve genetiğiyle oynanan kolza bitkileri ekilmeye başlanmıştır. Günümüzde kolza yağı, kanola olarak bilinen yağdır. Kolza bitkisini ıslah ederek tüm dünyaya tanıtan ülkenin Kanada olması nedeniyle kanola yağı; Canadian Oil, Low Acid olarak da bilinir.
Kolza bitkisi oldukça zehirli bir bitkidir. İçeriğindeki bazı maddelerden genetik ıslah çalışmalarıyla arındırılarak yenilebilir kanola yağı haline getirilmiştir. Kolza bitkisinin tohumlarından ekstraksiyon yöntemiyle elde edilen kolza yağının dünya genelindeki üretimi yaklaşık 22 milyon tondur.
Yüksek oranda protein içermesi nedeniyle sağlığa faydaları bulunan bu yağ üzerinde halen araştırmalar yapılmaktadır. İngiltere, Almanya, Fransa, Pakistan, Polonya, Kanada, Hindistan ve Çin, kanola yağı üretiminde başı çeken ülkeler arasında yer almaktadır. Doymamış yağ asitleri açısından zengin bir kaynak olan kanola yağı, 200°C sıcaklığa dayanabilir. İlk hasat sırasında tekli doymamış yağ asidi açısından zeytinyağından daha zengin olmasına rağmen, ilk hasat yağının 120°C sıcaklığa dayanamaması, yemeklik olarak kullanımını engellemiştir.
Gıda sanayinde ekmeklerde, margarinlerde, konserve ürünlerde ve işlenmiş hazır gıda üretiminde yaygın olarak kullanılan kolza yağı; atık yağ olarak yakıt ve makine yağı üretiminde, ayrıca kozmetik sanayinde de kullanılır. Küspesi yüksek oranda protein içerir ve hayvan yemi olarak değerlendirilir.
Yüksek oranda doymamış yağ içeren kolza yağı, yüksek sıcaklıkta zararlı maddeler açığa çıkardığından soğuk olarak tüketilmelidir. Kızartma sıcaklığında insan sağlığına zararlı olabileceğinden salatalar, soslar ve mezelerde kullanılması daha yararlıdır. Ancak nötr özelliğe sahip olan kolza yağı, gıda sanayinde yüksek ısı gerektiren fırınlama ve kızartma işlemlerinde de kullanılmaktadır.
Bunlara ek olarak kolza yağı; biyoyakıt, vernik, kayganlaştırıcı, böcek ilaçları, gazete mürekkebi, sentetik lastik, sabun, sanayi yağları, ruj ve mum gibi maddelerin yapımında kullanılır. Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda kolza ekimi, biyodizel yakıt elde etmek amacıyla yapılmaktadır. Yeni üretilen araba modellerinde kolza yağından elde edilen dizel rahatlıkla kullanılabilirken; eski model araçlarda yağın agresif yapısı nedeniyle conta ve hortumlarda değişiklik yapıldıktan sonra kullanılabilir.
Doymuş yağ oranı oldukça düşüktür. Ayçiçeği yağında %12, zeytinyağında %15 olan doymuş yağ oranı, kolza yağında %7’dir.
Omega 3 yağ asitleri açısından zengin olan kolza yağı, sağlıklı sinir sistemi gelişimi ve beyin fonksiyonları için faydalıdır.
Tekli doymamış yağ oranının düşük olması sayesinde kan kolesterol seviyesini düşürücü etki gösterir.
Yüksek oranda E vitamini içeren kolza yağı; A, D ve K vitaminleri açısından da zengindir. Antioksidan içeriği sayesinde özellikle cilt üzerinde olumlu etkileri vardır.
Bağırsak hareketlerini artırıcı özelliğiyle kabızlığı önleyici etki gösterir.
Zengin bir D vitamini kaynağı olan kolza yağı, raşitizm gibi kemik hastalıklarına karşı çocukları korur. Çocukların beyin, sinir sistemi, kas ve kemik gelişimine katkı sağlar.
Kalp hastalıkları üzerinde olumsuz etkileri bulunan kolza yağı, aşırı tüketildiğinde kansızlık, kabızlık, görme hasarı ve aşırı duyarlılık gibi yan etkilere neden olabilir. Böbreklerde ve böbrek üstü bezlerde kalıcı hasara yol açması da kolza yağının zararları arasındadır.
Bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri olan kolza yağı, içeriğindeki erüsik asit nedeniyle aşırı tüketimde dolaşım ve sinir sisteminde hasarlar oluşturabilir. En büyük tehlikelerinden biri ise akciğer kanserine yakalanma riskini artırmasıdır.
Kolza yağının zararlarının temel nedenlerinden biri de içerdiği trans yağ miktarıdır. Margarinlerde kolza yağı kullanılması, trans yağ kaynaklı riskleri daha da artırmaktadır.
Sonuç olarak kolza yağı, faydalarının yanında ciddi zararlar da barındıran ve bu etkilerin birbirini dengelediği kafa karıştırıcı bir yağ türüdür. Kullanımı riskli olan kolza yağı, içerdiği zehirli maddeler nedeniyle dikkatli tüketilmelidir. Genetiği değiştirilerek elde edilen kanola yağı kullanılırken ise bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.
Kanola yağı ile kolza yağı arasındaki temel fark, erüsik asit ve glukozinolat bileşenlerinin varlığı veya yokluğudur. Yaygın kolza yağında bulunan bu iki bileşenin aşırı tüketildiğinde sağlığa zararlı olduğu tespit edilmiştir. Kanola yağı, bu bileşenlerden arındırılmış, ıslah edilmiş kolza bitkisinden elde edilir.